| Yonca |
Türkçe |
Başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, çayır bitkisi. |
| Yordam |
Türkçe |
1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen. |
| Yordamlı |
Türkçe |
1. Yakışıklı, gösterişli. 2. Giyimli kuşamlı. 3. Eğitim görmüş, incelikli. 4. Becerikli. |
| Yoruç |
Türkçe |
Komutan, kumandan. |
| Yosma |
Türkçe |
1. Zarif, kıymetli. 2. Edalı, işveli. 3. Şen, güzel. |
| Yosun |
Türkçe |
Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. |
| Yön |
Türkçe |
1. Yüz, cephe, taraf. 2. Neden, sebep. 3. İyi. |
| Yönal |
Türkçe |
"Bir tarafa git" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yöner |
Türkçe |
Bir tarafa yönelen kimse. |
| Yönet |
Türkçe |
1. Uygun, doğru. 2. İyi, güzel. 3. Uysal. 4. Becerikli, yatkın. 5. Biçim, tarz, usul. |
| Yönetken |
Türkçe |
1. Yönetme yeteneği olan, becekli. 2. Düzenli, tertipli. |
| Yönetmen |
Türkçe |
1. İdareci, yönetici. 2. Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse. |
| Yöntem |
Türkçe |
1. Yol, tarz, metot. 2. Yetenek. 3. Uygun, kolay. |
| Yörük |
Türkçe |
1. Göçebe. 2. Çabuk yürüyen, hızlı. |
| Yula |
Türkçe |
Meşale. |
| Yuluğ |
Türkçe |
1. Mutlu, mesut. 2. Hak, adalet. |
| Yumlu |
Türkçe |
1. Uğurlu, kutlu. 2. Kutsal, mübarek. |
| Yumuk |
Türkçe |
1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı. |
| Yumuş |
Türkçe |
İş, güç, çalışma. |
| Yunt |
Türkçe |
1. At, kısrak. 2. At sürüsü. 3. Orman. |
| Yunus |
Arapça |
Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan etçil memeli hayvan. |
| Yura |
Türkçe |
Dağ sırtı. |
| Yurdaal |
Türkçe |
"Yurda kabul et" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurdaay |
Türkçe |
Yurdu aydınlatan kimse. |
| Yurdacan |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Yurda canlılık veren kimse. |
| Yurdaer |
Türkçe |
Yurdu için doğmuş kimse. |
| Yurdagül |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Yurduna güzellik katan kimse. |
| Yurdakul |
Türkçe |
Yurdu için canını veren kimse. |
| Yurdal |
Türkçe |
"Kendine yurt edin" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurdanur |
Türkçe, Arapça |
Yurdun ışığı olan kimse. |
| Yurdaser |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Vatana önder, lider olan kimse. |
| Yurdaşen |
Türkçe |
Yurdu şenlendiren kimse. |
| Yurdatap |
Türkçe |
"Yurduna hizmet et" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurday |
Türkçe |
bk. Yurdaay - Yurdu aydınlatan kimse. |
| Yurdum |
Türkçe |
"Ülkem, memleketim" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurdusev |
Türkçe |
"Yurdunu sev" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurduşen |
Türkçe |
Ülkesi sevinçli olan kimse. |
| Yurt |
Türkçe |
1. Oturulan yer, ev. 2. Ülke, vatan memleket. |
| Yurtal |
Türkçe |
bk. Yurdal - "Kendine yurt edin" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurtbay |
Türkçe |
Ülkenin zengini olan kimse. |
| Yurtcan |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Ülkesine canlılık katan kimse. |
| Yurter |
Türkçe |
Ülkenin yiğit insanı. |
| Yurtgüven |
Türkçe |
"Ülkene güven" anlamında kullanılan br ad. |
| Yurtkulu |
Türkçe |
Ülkesine hizmet eden kimse. |
| Yurtkuran |
Türkçe |
Ülkeyi yöneten kimse. |
| Yurtman |
Türkçe |
Yurdunu çok seven kimse. |
| Yurtsal |
Türkçe |
Yurtla ilgili, yurda ait. |
| Yurtsan |
Türkçe |
Ülkenin en tanınmış kimsesi. |
| Yurtsay |
Türkçe |
"Yurduna değer ver" anlamında kullanılan bir ad. |
| Yurtsev |
Türkçe |
"Ülkeni sev" anlamında kullanılan bir ad. |