| Boz |
Türkçe |
1. Toprak rengi. 2. Yiğit. 3. Kin, düşmanlık. |
| Bozan |
Türkçe |
Sürülmemiş tarla. |
| Bozat |
Türkçe |
Boz donlu at. |
| Bozay |
Türkçe |
Başkalarına yararı az olan kimse. |
| Bozbağ |
Türkçe, Farsça, Arapça |
"Bağı boz" anlamında kullanılan bir ad. |
| Bozbala |
Türkçe |
Yiğit delikanlı. |
| Bozbaş |
Türkçe |
Yiğit delikanlı. |
| Bozbay |
Türkçe |
Yiğit ve delikanlı olan zengin kimse. |
| Bozbey |
Türkçe |
Yiğit ve cesur olan bey. |
| Bozbora |
Türkçe |
Fırtına gibi sert ve kuvvetli olan. |
| Bozca |
Türkçe |
Boza benzeyen. |
| Bozçin |
Türkçe |
Dişi geyik. |
| Bozdağ |
Türkçe |
Tepeleri dumanla kaplı olan dağ. |
| Bozdemir |
Türkçe |
Demir gibi sağlam ve kuvvetli olan kimse. |
| Bozdeniz |
Türkçe |
Dalgalı deniz. |
| Bozdoğan |
Türkçe |
Bir şahin türü. |
| Bozer |
Türkçe |
Cesur ve yiğit kimse. |
| Bozerk |
Türkçe |
Sağlamlık, kuvvetlilik. |
| Bozhan |
Türkçe |
Yiğit hükümdar. |
| Bozkan |
Türkçe |
Cesur, yiğit, güçlü kimse. |
| Bozkara |
Türkçe |
Teni esmer olan yiğit. |
| Bozkaya |
Türkçe |
Kuvetli, cesur, yürekli kimse. |
| Bozkır |
Türkçe |
Ağaçsız ve susuz ova. |
| Bozkurt |
Türkçe |
Göktürk efsanelerinde yer alan kutsal hayvan. |
| Bozlak |
Türkçe |
Orta ve Güney Anadolu'nun bazı bölgelerinde bir türkü ezgisi. |
| Bozok |
Türkçe |
24 Oğuz boyundan on ikisine verilen ad. Osmanoğulları bu boydan gelmiştir. |
| Bozokay |
Türkçe |
Bozoklardan olan kimse. |
| Boztaş |
Türkçe |
Sağlam ve kuvvetli olan kimse. |
| Boztepe |
Türkçe |
Bozkır olan yer. |
| Boztimur |
Türkçe |
bk. Bozdemir - Demir gibi sağlam ve kuvvetli olan kimse. |
| Bozyel |
Türkçe |
Yağmur getiren lodos rüzgârı. |
| Bozyiğit |
Türkçe |
Çok cesur ve yürekli olan yiğit. |
| Böget |
Türkçe |
1. Havuz. 2. Gölün derin yeri. 3. Su birikintisi. |
| Böğrek |
Türkçe |
bk. Beyrek - 1. Çok nazik, efendi, bey. 2. Hüzünlü. |
| Böğürtlen |
Türkçe |
Bahçe çitlerinde, yol kıyılarında kendiliğinden yetişen dikenli bir çalı ve bunun tadı mayhoş meyvesi. |
| Böke |
Türkçe |
1. Kahraman, güçlü kimse. 2. Önder, başkan, reis. 3. Kabadayı, cesur, efe. 4. Güreşçi, pehlivan. |
| Böken |
Türkçe |
bk. Böke - 1. Kahraman, güçlü kimse. 2. Önder, başkan, reis. 3. Kabadayı, cesur, efe. 4. Güreşçi, pehlivan. |
| Bölükbaşı |
Türkçe |
Askerlikte takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birliğin başı. |
| Börçek |
Türkçe |
Kâkül, perçem, pürçek. |
| Börk |
Türkçe |
Eskiden kullanılan, genellikle hayvan postundan yapılan başlık. |
| Börteçin |
Türkçe |
Eski tarihçilere göre Türkleri Ergenekondan kurtaran demircinin adı. |
| Börü |
Türkçe |
1. Kurt. 2. Yiğit, bahadır, cesur. |
| Börübars |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Güçlü, kuvvetli kimse. |
| Börübay |
Türkçe |
Güçlü, kuvvetli kimse. |
| Börübey |
Türkçe |
Güçlü, kuvvetli bey. |
| Börühan |
Türkçe |
Güçlü, kuvvetli hükümdar. |
| Börükan |
Türkçe |
Güçlü, kuvvetli bir soydan gelem kimse. |
| Bucak |
Türkçe |
1. Gizli veya uzak bir köşe, kuytu yer. 2. Irmak kıyılarındaki kumluk, çalılık yerler. 3. Dağ tepesi. |
| Budak |
Türkçe |
1. İnce ve küçük dal. 2. Ağaç gövdesinde tomurcuk çıkacak yuvarlak boğum. |
| Budun |
Türkçe |
Halk, kavim, ulus. |