| Artuk |
Türkçe |
bk. Artık - 1. Erdemli, nitelikli, üstün. 2. Fazla, çok, daha çok. |
| Artun |
Türkçe |
Gururlu, kendine güveni olan kimse. |
| Artunç |
Türkçe |
bk. Ertunç - Tunç gibi sağlam erkek. |
| Artut |
Türkçe |
Hediye. |
| Aru |
Türkçe |
bk. Arı - 1. Temiz. 2. Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf. 3. Kutsal. 4. Günahsız. 5. Çiçeklerden bal yapan böcek. 6. Çalışkan. |
| Arukan |
Türkçe |
bk. Arıkan - Temiz soylu kimse. |
| Arukız |
Türkçe |
Sevimli kız, güzel kız. |
| Aryüz |
Türkçe |
bk. Arıyüz - Temiz görünüşlü kimse. |
| Arzık |
Türkçe |
Dindar, sofu |
| Arziye |
Arapça |
Toprakla ilgili, topraktan yetişen. |
| Arzu |
Farsça, Arapça |
1. İstek, dilek. 2. Heves. |
| Arzugül |
Farsça, Arapça |
Gül gibi istenilen, beğenilen. |
| Arzuhan |
Farsça, Arapça |
Hükümdarın isteği, dileği. |
| Arzum |
Farsça, Arapça |
“İsteğim, dileğim” anlamında kullanılan bir ad. |
| Asaf |
Arapça |
(a:saf) |
| Asal |
Türkçe |
Başlıca, esaslı, temel. |
| Asalbegim |
Türkçe |
bk. Asalbegüm - Gerçek hanımefendi. |
| Asalbegüm |
Türkçe |
Gerçek hanımefendi. |
| Asalet |
Arapça |
(asa:let) (asa:let) |
| Asan |
Farsça, Arapça |
(a:ssa:n) |
| Âsan |
Farsça, Arapça |
Kolay. |
| Asena |
Türkçe |
Kurt. |
| Asfer |
Arapça |
1. Sarı. 2. Uçuk, soluk benizli. |
| Ası |
Türkçe |
1. Yarar, fayda, kazanç. 2. Yetişkin, olgun. 3. İri, gösterişli. 4. Çevik. |
| Asıf |
Arapça |
(a:sıf) |
| Asılbanu |
Arapça, Farsça |
(asılba:nu:) |
| Asılgül |
Arapça, Farsça |
Gerçek gül. |
| Asım |
Arapça |
(a:sım) |
| Asıma |
Arapça |
(a:sıma) |
| Asil |
Arapça |
Soylu. |
| Asile |
Arapça |
(asi:le) |
| Asime |
Arapça |
(a:sime) |
| Asimegül |
Arapça, Farsça |
(a:simegül) |
| Asiye |
Arapça |
(a:siye) |
| Âsiye |
Arapça |
l. Direk, sütun. 2. Acılı, kederli üzüntülü kadın. 3. Hz. Musa’yı Nil’den çıkararak büyütüp yetiştiren Firavun’un eşi. |
| Aslan |
Türkçe |
1.Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160 cm, kuyruğu 70 cm ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir memeli türü. 2. Gürbüz, yiğit adam. |
| Aslaner |
Türkçe |
Aslan gibi yürekli ve cesaretli olan kimse. |
| Aslanhan |
Türkçe |
Aslan gibi yürekli ve cesaretli olan hükümdar. |
| Aslı |
Arapça, Türkçe |
1. Bir şeyin kendisi. 2. Kerem ile Aslı öyküsünün kadın kahramanının adı. |
| Aslıbey |
Arapça, Türkçe |
Bey soyundan gelen. |
| Aslıgül |
Arapça, Türkçe, Farsça |
Soyu gül gibi temiz ve güzel olan. |
| Aslıhan |
Türkçe |
Han soyundan gelen. |
| Aslım |
Türkçe |
Yarar, fayda. |
| Aslınur |
Arapça, Türkçe |
Nurdan gelen, aydınlık, ışıklı, temiz. |
| Asliye |
Arapça |
1. Seçkin, özel. 2. Esas, temel. |
| Asma |
Türkçe |
Dalları çardak üzerine yayılan bitkilere, genel olarak verilen ad. |
| Asri |
Arapça |
(asri:) |
| Asu |
Türkçe |
(A:su) (A:su) |
| Asude |
Farsça, Arapça |
(a:su:de) |
| Asuman |
Farsça, Arapça |
(a:suman) |