| Ergin |
Türkçe |
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse. |
| Erginal |
Türkçe |
"Olgunlaşmış, yetişmiş kimselerle arkadaşlık yap" anlamında kullanılan bir ad. |
| Erginalp |
Türkçe |
Olgun yiğit. |
| Erginay |
Türkçe |
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse. |
| Erginbay |
Türkçe |
Olgun ve saygıdeğer kimse. |
| Ergincan |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Olgun ruhlu kimse. |
| Erginel |
Türkçe |
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse. |
| Erginer |
Türkçe |
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse. |
| Erginsoy |
Türkçe |
Olgun kişilerin soyundan gelen kimse. |
| Ergintuğ |
Türkçe |
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse. |
| Ergök |
Türkçe |
Mavi gözlü, sarışın kimse. |
| Ergökmen |
Türkçe |
Mavi gözlü, sarışın kimse. |
| Ergönen |
Türkçe |
"Yiğit olarak mutlu ol, refaha kavuş, rahat et, sevin anlamında kullanılan bir ad. |
| Ergönül |
Türkçe |
Gönül eri, iyi insan. |
| Ergör |
Türkçe |
"Yiğit olarak benimse" anlamında kullanılan bir ad. |
| Ergun |
Moğolca |
1. Hızlı, çevik. 2. İlhanlı padişahlarından birisinin adı. |
| Ergunalp |
Farsça, Arapça, Türkçe |
Hızlı, çevik yiğit. |
| Erguner |
Farsça, Arapça, Türkçe |
Hızlı, çevik erkek. |
| Erguvan |
Farsça, Arapça |
Eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güze1 bir süs ağacı. |
| Ergüç |
Türkçe |
Erkek gücü. |
| Ergüden |
Türkçe |
Yiğit erkek. |
| Ergüder |
Türkçe |
Yiğit erkek. |
| Ergül |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Yeni açan gül. |
| Ergüleç |
Türkçe |
Güler yüzlü erkek. |
| Ergülen |
Türkçe |
Hep gülen, güler yüzlü kimse. |
| Ergüler |
Türkçe |
Hep gülen, güler yüzlü kimse. |
| Ergümen |
Türkçe |
Amacına ulaşan, isteğine kavuşan kimse. |
| Ergün |
Türkçe |
Yumuşak, uysal kimse. Yumuşak, uysal kimse. |
| Ergünay |
Türkçe |
Yumuşak, uysal kimse. |
| Ergüner |
Türkçe |
Yumuşak huylu, uysal erkek. |
| Ergüneş |
Türkçe |
Güneş gibi ışık saçan, yararlı olan kimse. |
| Ergüney |
Türkçe |
Güneyde bulunan kimse. |
| Ergüven |
Türkçe |
Kendine güveni olan kimse. |
| Ergüvenç |
Türkçe |
Güven duyulan kimse. |
| Erhan |
Türkçe |
Yiğit hükümdar. |
| Erhun |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Savaşmayı, kan dökmeyi seven kimse. |
| Erışık |
Türkçe |
Aydın, aydınlık kimse. |
| Eribe |
Arapça |
(eri:be) |
| Erik |
Türkçe |
1. Erkli, güçlü, kuvvetli, yürekli. 2. Olgun. |
| Eriker |
Türkçe |
Becerikli, yürekli adam. |
| Erim |
Türkçe |
1. Bir şeyin erebileceği uzaklık. 2. İyi bir şeye işaret olan durum. 3. Sevgi. 4. Müjde. |
| Erimel |
Türkçe |
Amacına ulaşmış kimse. |
| Erimer |
Türkçe |
Amacına ulaşmış kimse. |
| Erimşah |
Türkçe, Farsça, Arapça |
Amacına ulaşmış hükümdar. |
| Erin |
Türkçe |
Erginleşmiş kimse. |
| Erincek |
Türkçe |
Üşengeç, tembel kimse. |
| Erincik |
Türkçe |
Tembel, üşenen kimse. |
| Erinç |
Türkçe |
Dirlik, rahat, huzur. Dirlik, rahat, huzur. |
| Erinçer |
Türkçe |
Huzur veren kimse. |
| Erip |
Arapça |
Akıllı, zeki kimse. |